Uluslararası Felsefe ve İslami İlimler Sempozyumu Yapıldı

Uluslararası Felsefe ve İslami İlimler Sempozyumu Yapıldı

Üniversitemiz İslami İlimler Fakültesi tarafından düzenlenen ‘Uluslararası Felsefe ve İslami İlimler Sempozyumu’ 25-26 Mart 2022 tarihlerinde gerçekleştirildi. Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonunda yapılan sempozyumun açılış oturumuna Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Çiftci, İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Agâh, Sempozyum düzenleme kurulu başkanı Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Taşkın ile davetli konuşmacılar Prof. Dr. Hasan Çiçek, Prof. Dr. Ali Durusoy, Prof. Dr. H. Ömer Özden, Prof. Dr. Hasan Hacak, akademisyenler, öğrenciler ve misafir dinleyiciler katıldı.

25 Mart Cuma günü açılış oturumu yüz yüze yapılan ‘Uluslararası Felsefe ve İslami İlimler Sempozyumu’nun diğer oturumları çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. İki gün devam eden ve yedi oturum şeklinde gerçekleştirilen sempozyumda 4’ü Arapça olmak üzere toplam 31 tebliğ sunuldu. Tebliğlerde felsefe ve İslami ilimlerin tarihsel etkileşiminin yanı sıra yüksek din eğitimi veren kurumlardaki isim değişiklikleri, müfredat programları ve müfredatta yer alan felsefe derslerinin kazanımları gibi güncel konulara değinildi. Ayrıca fıkıh-felsefe, tefsir/hadis-felsefe, kelam-felsefe, dil-felsefe-siyaset ilişkisi gibi önemli başlıklarda tebliğlerin de yer aldığı sempozyum, 26 Mart Cumartesi günü Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Taşkın’ın değerlendirme ve teşekkür konuşması ile sona erdi.

“Felsefe ve İslami İlimler Bir Bütün Olarak Kabul Edilmeli”

Sempozyum düzenleme kurulu başkanı Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Taşkın, sempozyumun amacının felsefe ile İslami ilimlerin bir bütün olarak kabul edilmesi gerektiğinin ortaya konulması olduğunu ifade ederek, “İslam düşünce tarihinin gelişim dönemi bu yaklaşımın güzel örneğini teşkil ediyor.   Mutlak metafizik ve mutlak akılcı yaklaşımlar eksik kalıyor, olması gereken ise insanın akıl ve ruh bütünlüğü içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor. Bu durum da felsefe-bilim ve dinin insan için vazgeçilmezliğini ortaya koyuyor” dedi.

"İnsanoğlunun Dünyaya Gelişinden Günümüze Kadar Felsefe ve Din Devam Etmektedir"

Sempozyumda konuşma yapan İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Agah, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, ‘İnsanoğlunun yer yüzünde yaşamaya başladığından beri hissedilmese de felsefe ve din günümüze kadar devam edegelmektedir’ ifadelerini kullandı

“Felsefe ve Din Bir Elmanın İki Yarısı, İki Sütkardeş Gibidir”

Rektörümüz Prof. Dr. İbrahim Çapak ise felsefe ve İslami ilimleri bir araya getirme açısından anlamlı bir sempozyuma ev sahipliği yapmanın önemine işaret ederek konuşmasına şöyle devam etti: “Felsefeyle dinin birbirinden ayrı olmadığını söylemeliyiz. Kültür ve düşünce tarihinde ikisinin birbirine yakın ve tamamlayıcı unsur olduğu görülmüştür. Bazen felsefeyle ilgilenenlerin dinden uzaklaştığı gibi fikirlerin ortaya çıktığını görüyoruz; fakat İbnî Rüşt felsefeyi tanımlarken ‘yaratılanlardan hareketle, yaratıcıya varmaktır’ diyor. Böyle bir felsefe vahyin kaynağının ortaya koyduğu felsefeden farklı değildir. Neticede biz Allah’ın varlığını tanımak için tabiata bakıyoruz ve Allah bize niçin düşünmüyorsunuz, akletmiyorsunuz, tefekkür etmiyorsunuz diye bizleri düşünmeye davet ediyor. Dolayısıyla düşünmeye ve tefekküre davet hem felsefenin hem de kaynağını vahiyden alan İslami ilimlerin temelidir. Her ikisi de tefekküre ve bilinçli olmaya, tahkiki imana sahip olmaya davet eder. İbnî Rüşt felsefe ve dini elmanın iki yarısı, iki sütkardeş gibi ifade ettiğini görüyoruz.”

Sempozyumun açılış oturumu Başkanı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Çiçek konuşmasında, “Sempozyumun hayırlara vesile olmasını diliyorum. İnsanlık tarihinin ilk akademik ve entelektüel çalışması olan felsefe hâlâ günümüzde de çağın sorunlarının anlaşılmasında, teşhis ve tespit edilmesinde en önemli enstrümanlardan biri olmaya devam ediyor” dedi.

“Felsefî Bilim Sadece Bir Millete Bir Irka Ait Bir Şey Değildir”

“Felsefenin İslami İlimlerle İlişkisi Üzerine Bir Değerlendirme” başlıklı konuşmasını yapan Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Durusoy; dinî bilim, felsefî bilim, İslami bilim şeklinde ayrımların aslında yapay olduğunu gerçekliği fazla yansıtmadığına inanıyorum. Çünkü bilim akılla yapılır ve hepsi aklîdir ve dolayısıyla bütün bilimler İslamidir. Felsefî bilim sadece bir millete bir ırka ait bir şey değildir. Felsefî bilim evrenseldir ifadelerini kullandı.

“Felsefe ve Dinî Bilimlerin Yanı Sıra, Fen Bilimleri de Okutulmalı”

Diğer bir konuşmacı olan Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. H. Ömer Özden ise “İlahiyat Fakültesi Müfredatı Nasıl Olmalı, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Örneği Üzerine Bir Değerlendirme” başlıklı konuşmasında, 1971 yılında kurulan Atatürk Üniversitesi ders müfredatına felsefe ve branş derslerinin yanında, 2. sınıfta fizik ve astronomi, 3. sınıfta biyoloji ve hijyen, 4. sınıfta Farsça ve estetik, 5. sınıfta da içtimaî ve iktisadî doktrinler okutulması kararı alınmıştır. Burada şunu anlamak lazım İslami İlimler Fakültesinde, felsefe ve dinî bilimler yanı sıra, fen bilimlerinin de okutulması gerektiğini belirtmiştir.

“Önyargılarımızı Yıkmamız Lazım”

Sempozyumun açılış oturumun son konuşmacısı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Hacak “İslami İlimlerde Bilgi ve Varlık Konularıyla İlk Temas: Dini Temellendirme Sürecinde Bilgi ve Varlık” başlıklı konuşmasında ise İslami ilimler ilk ortaya çıktığında aslında felsefi problemlerle ortaya çıkmıştır. İlahiyatçılar olarak biz farklı disiplinlere ayrılmışız. Bu bizim ilahiyatçılığı anlamamızı ciddi ölçüde engelliyor. Bir fıkıhçının fıkıhçı olarak kalması, din nedir, ilahiyat nedir bunu anlaması gerçekten de zor. Bir kelamcının, felsefecinin de anlaması zor. Bunun için bu branşların beraber çalışması lazım. Bunu yapmak için de içimizdeki önyargıları yıkmamız lazım. İlimleri birbirinden ayırıp, farklı kategoriler olarak gördüğümüz zaman anlamamız mümkün değil” açıklamalarda bulundu.

Sempozyum tebliğ özetlerinin yer aldığı Sempozyum Özet Kitapçığı İslami İlimler Fakültemizin sempozyum duyuru sayfasında yayımlanmış olup, tam bildirilerin ise kısa bir müddet sonra kitaplaştırılarak okuyucuların faydasına sunulması planlanmaktadır.